Müşteri Hizmetleri: 0850 885 0776

Türkiye’de Nöro Pazarlama

Nöro pazarlama, her ne kadar Türkiye’de yeni yeni konuşulmaya başlanmış olsa da, global anlamda geçmişi de çok eski sayılmaz. Dünyada da 12-13 yıldır nöro pazarlama konuşuluyor. Ancak her geçen gün biraz daha popüler bir pazarlama yöntemi haline geliyor. 5 sene önce nöro pazarlama nedir diye sorarken, bugün çeşitli üniversitelerde ve danışmanlık şirketlerinde nöro pazarlama eğitimleri verilmeye başlandı. Aslına bakılırsa, nöro pazarlama konusundaki farkındalık Türkiye’de hala beklenen boyutta değil. Buna rağmen globalde yaygın olarak kullanılan bir yöntem olarak karşımıza çıkmakta.

Gerek bazı bilgi eksikliklerinden, gerekse dönüp dolaşan efsanelerden dolayı, Türkiye’de nöro pazarlamanın biraz daha farklı bir algısı var. Peki, Türkiye’de nöro pazarlama nasıl anlaşılıyor? Mevcut şirketlerin durumu nedir? Neleri yanlış biliyoruz? Hep birlikte göz atalım.

1. Nöro pazarlamanın bir beyin yıkama yöntemi olarak görülmesi

Nöro pazarlama dendiğinde, insanların genelde ilk sorduğu “Nöro pazarlama ile beyin mi yıkıyorsunuz?” sorusu oluyor maalesef. Nöro pazarlamanın tüketicileri zombiye dönüştüren bir pazarlama yöntemi olduğuna dair genel bir kanı var. Bu konuya açıklık getirmek gerekirse, nöro pazarlama bir beyin yıkama yöntemi değildir. Beynin de efsaneleştirildiği gibi bir satın al düğmesi yoktur. Nöro pazarlamada hiçbir mesaj gizli olarak verilmez. Çoğunlukla bu kavram subliminal reklamcılıkla karıştırıldığından bazı efsaneleri de beraberinde getirmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, subliminal reklamcılığın da bilinçaltına etkisi bilimsel olarak ispatlanmış değildir. Çünkü, algı eşiği sabit bir değer değildir, kişiden kişiye farklılık gösterir. Kaldı ki, kimsenin beyni farkedilemeyecek birtakım mesajlarla yıkanıp direkt satın alma davranışıgösterecek kadar basit de değildir.

2. Nöro pazarlamanın korkutucu gelmesi

Nöro pazarlama araştırmalarında fMRI, PET, EEG gibi birtakım cihazlardan faydalanılmaktadır. Bu cihazların kullanımı araştırma ile ilgili bazı çekinceleri de beraberinde getirmekte. İnsanlar gerek laboratuvar koşullarından, gerekse cihazın beynindeki değişiklikleri ölçümlemesinden dolayı rahatsızlık duyabilmekteler.

türkiyede-nöro-pazarlama

türkiye-nöro-pazarlama

3. Şirketlerde farkındalığın azlığı

Nöro pazarlama yöntemleri Türkiye’de genelde büyük markalar tarafından kullanılan bir yöntem olsa da, aslında en çokKOBİ ve girişimci gibi daha küçük ölçekte şirketlere fayda getirecek bir yöntemdir. Çünkü, daha küçük ölçekte şirketlerin tüketicisini daha çok tanımaya gereksinimi vardır. Pazarlama bütçelerinin yetersizliği, nitelikli pazarlama uzmanı eksikliği, pazarlama teknolojilerinin yetersizliği gibi sorunlar nedeniyle nöro pazarlama şirketlere büyük bir avantaj olabilmekte. Ancak yeterince bir farkındalık olmaması nedeniyle göz ardı edilebiliyor.

4. Maliyetli bir yöntem olarak görülmesi

Nöro pazarlama araştırmaları her ne kadar maliyetli gibi görünse de, uzun vadede sonuçlarına bakıldığında maliyetlerin yüksek olduğu söylenemez. Reklam ve pazarlama için ayrılan araştırma bütçelerinin büyük bir çoğunluğunun çöpe gittiğini biliyoruz. Bazen markalar pazarlama araştırmalarını uygun bütçelere yaptırmak için anket, birebir görüşme gibi, cevapları çok da sağlıklı olmayan yöntemlere başvurabiliyor. Biliyoruz ki insanların sözel ve yazılı cevapları her zaman gerçeği yansıtmaz.

Bu bağlamda nöro pazarlama araştırmaları daha efektif ve uygun bir yöntemdir. Ancak her iki yöntemin de bazı kısıtları var elbet. En doğru, sağlıklı sonuçlar için nöro pazarlama ve geleneksel yöntemlerinden birlikte faydalanılması tavsiye edilebilir.

5. Nöro pazarlamayı sadece bir araştırmadan ibaret zannetmek

Nöro pazarlama her ne kadar nöro pazarlama araştırmaları olarak karşımıza çıksa da, bundan daha kapsamlı bir kavramdır. Nöro pazarlama araştırmaları da bu kavramın bir parçasıdır. Bunun dışında nöro pazarlama özünde stratejikbir yaklaşımdır. Sadece araştırma sonuçları elde etmek kampanyanın nasıl optimize edileceği konusunda bir strateji sunmaz. Araştırma sonuçları zihnin bir mesaja, bir uyarana ne şekilde cevap verdiğini, nelerden etkilendiğini gösterebilir. Ancak bunun akabinde, o mesajın, reklamın optimize edilmesi ve daha etkili bir çıktı sunulması için yapılacak stratejik çalışmalar pazarlama uzmanlarının ve kreatif ekiplerin işidir.

Ayrıca, araştırma maliyetleri nedeniyle, her şirket nöro pazarlama araştırması yaptıramayabilir. Bu, şirketlerin nöro pazarlamadan faydalanamayacağı anlamına gelmez. Hali hazırda nörobilim, psikoloji, sosyoloji, davranışsal ekonomi gibi disiplinlerin daha önceden yapılmış araştırmalarla bizlere sunduğu bazı çıktılar da mevcuttur. Yani araştırma bütçenizolmasa dahi, bu sizin nöro pazarlama yöntemlerinden yararlanamayacağınız anlamına gelmiyor. Özellikle KOBİ ve girişimciler gibi pazarlama tarafında bazı kaynak sıkıntıları olan şirketlerin nöro pazarlama taktikleriyle yapabileceği ufak dokunuşların tüketici için büyük farklar yaratabileceği bilinmeli.

nöro-pazarlama-türkiye-513x500

türkiye-nöro-pazarlama

6. Nöro pazarlama eğitimlerinin yetersizliği

Nöro pazarlama tarafındaki eksikliklerden biri de gerçekten alanında uzmanlaşmış kişilerin sayısının oldukça az olması. Nöro pazarlama ile ilgili kaynaklar ve eğitim programları bulmak oldukça zor. Çoğu kaynak yabancı ve hala üniversitelerde yerleşmiş bir nöro pazarlamaeğitimi yok maalesef. Yine de Türkiye’de birkaç üniversitede bu konuda atılımlar yapıldığını görmek oldukça sevindirici. Ancak bunun daha ileriye taşıyıp tüm üniversitelerin pazarlama iletişimi, reklamcılık gibi bölümlerin derslerine entegre edilmesi gerekiyor. Pazarlamanın insan (tüketici) odaklı bir disiplin olduğu düşünülürse,tüketici zihinsel süreçleri ve davranışlarını anlamanın önemini göz ardı etmemek gerek. Değişen tüketici dünyası ile birlikte, gelecekte insanı anlamanın ve tanımanın önemi daha da iyi anlaşılacak. Bu bağlamda nöro pazarlama eğitimlerinin de önemi artacak. Şu anda bazı üniversiteler dışında bu eğitimler sertifika eğitimi şeklinde bazı danışmanlık şirketleri tarafından da verilmektedir.

7. Nöro pazarlama şirketlerinin durumu

Türkiye’de çok az sayıda nöro pazarlama şirketi var ve geneli araştırma faaliyetleri gösteriyor. Farkında değiliz belki ama, hiçbir pazarlama uzmanlığı olmadan, sadece EEG gibi cihazları kullanabiliyor olmak sağlıklı bir nöro pazarlama araştırması yapıldığının göstergesi değildir. Cihazlar elbette ki bir uzman tarafından yönetilmeli ancak nöro pazarlama en nihayetinde bir pazarlama yöntemidir. Cihazları kullanabiliyor olmak bir pazarlama stratejisi ortaya koyamadıktan sonra bir anlam teşkil etmez. Kaldı ki, cihazların kalitesi, denek sayısı ve laboratuvar koşulları da önemli. Araştırmalarda kullanılan bazı cihazlar Ebay gibi kanallarda çok ucuz fiyatlara da satılıyor. Tabii ki ucuz cihazların yaptığı ölçümlerle, gerçek kaliteli cihazların ölçümlemesi bir olamaz. En sağlıklı, güvenilir sonuçlar için işi güvenilir araştırma şirketlerineteslim etmekte fayda var.

Peki, şirketler nereden başlamalı? Nöro pazarlamadan nasıl faydalanılabilir, kimlerden destek alınabilir?

Nöro pazarlamanın multidisipliner bir alan olması, bazı kafa karışıklıklarını beraberinde getirebiliyor. Bazı şirketlerin nöro pazarlamaya ilgili olduğunu, ancak nereden başlayacağını da bilemediklerini görüyoruz. Bu durumda bir araştırma-danışmanlıkşirketiyle iletişime geçilmesinde fayda vardır. Verilecek öneriler ve tavsiyeler pazarlama iletişiminizde nöro pazarlamayı nasıl kullanabileceğinize dair yönlendirici olabilir. Sonrasında, kimi şirketler alacakları eğitimle nöro pazarlama stratejilerini kendi içlerinde uygulamak isterken, kimileri de proje bazlı olarak bu hizmeti uzmanlarından almak isteyebilir. Önemli olan, doğru adımlarla ve doğru stratejiyle tüketicinin kalbine giden yolu bulmaktır. Bunun farkına erkenden varan ve harekete geçen şirketler tüketicilerinin kalbini çoktan fethetmiş olacaklardır.

Yazar : 

Kaynak : Pazarlama Türkiye